Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, boş bulunan YÖK üyeliğine, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın’ı atadı. YÖK’ün Bakanlar Kurulu kontenjanından görev yapan üyesi Prof. Dr. Halis Ayhan’ın görev süresinin dolmasının ardından yerine atama yapıldı.

Vatan Gazetesi’nin haberine göre Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Gül’ün, boş bulunan YÖK üyeliğine Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın’ın Bakanlar Kurulunca yapılan seçimini, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6. maddesinin (b) fıkrası gereğince onayladığı bildirildi.

61 yaşındaki Aydın, önce İstanbul İmam Hatip Lisesi, ardından da Mecidiyeköy Lisesi’nde ortaöğretimini tamamladı. 1971 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun olan Aydın, 1974 yılında da İ.Ü. Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. “XIX ve XX. yüzyılda Osmanlı aile hukukundaki gelişmeler ve Hukuk-i Aile kararnamesi” isimli teziyle doktorasını tamamlayan Aydın, 1993 yılında profesör oldu. Türk Tarih Kurumu’nda da üyelik yapan Aydın, İslam Araştırmaları Merkezi’nin de başkanlığını yapıyor.

Bumin’i de eleştirdi
Yeni Şafak Gazetesi’nde yazıları da yayımlanan Aydın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin üniversitelerde başörtüsü takılmasıyla ilgili verdiği “Leyla Şahin” kararını en çok eleştiren hukukçular arasında yer alıyordu. Aydın, kararın açıklandığı dönemde, “AİHM’in verdiği karar, hukuki değil, siyasi bir karardır. Ben aslında bu mahkemeden farklı bir karar beklemiyordum” diye açıklama yapmıştı. Aydın, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin’in “başörtüsü” ile ilgili açıklamalarını da eleştirenler arasındaydı. Bumin’in kamuoyuna yansıyan sözlerinin ardından Aydın, açıklamaları “kuvvetler ayrılığı prensibi” ne aykırı bulduğunu belirtmişti. Bumin’in Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıfta bulunarak AİHM’nin kararlarını etkilemeye çalışır bir görüntü verdiğini vurgulayan Aydın, bu yaklaşımın Başkan’a yakışmadığını savunmuştu.

TİMAV’da yeni dönem

1994 yılında kurulan Türkiye İmam Hatipliler Vakfı’nın (TİMAV) 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı, Merkez İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirildi.

Konya İl Müftüsü Şükrü Özbuğday, Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi ve Konya Ticaret Odası Yönetim Meclis Başkanı Dr. Seyit Karaca’nın da katıldığı genel kurulda, TİMAV Eski Genel Başkanı Ahmet Ağırbaşlı TİMAV yönetiminde yer almayacağını ve yeni dönemde görevi genç arkadaşlarına devrettiğini açıkladı.

Genel Kurul Toplantısı’nın açılış konuşmasını yapan eski TİMAV eski Genel Başkanı Ahmet Ağırbaşlı, sivil toplum kuruluşlarının önemine değindi. Hz. Adem’den bu yana kötülükleri azaltmak ve iyilikleri artırmak için sivil toplum örgütlenmesi yapıldığına dikkat çeken Ağırbaşlı, maddi ve manevi geri kalmışlığın temelinde de gönül birliğinin olmamasının yattığını ifade etti. TİMAV’ın da İslam dünyasının gücünü yansıtmaya çalışan sivil toplum örgütlerinden biri olduğunu dile getiren Ahmet Ağırbaşlı, yönetimi gençlere devrederek daha etkin olmayı hedeflediklerini belirtti. Gençlerin TİMAV için daha başarılı olacaklarına inandığını kaydeden Ağırbaşlı, TİMAV yeni Genel Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz’lere de görevinde başarılar diledi. TİMAV yeni Genel Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz de, İmam Hatip liselerinin kuruluşundan gelişimine kadarki süreçte birçok badireler atlattığını ve bundan sonra da çeşitli sorunlarla karşılaşacağını ifade ederek, kendisinden önceki yöneticileri gösterdikleri başarılı çalışmalardan dolayı tebrik etti. Öksüz, kendisine verilen bu görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağını da sözlerine ekledi.

yenişafak

Çevik Bir’den şok talimat

Çevik Bir’in ‘imam hatip liselerinin şube açmasını’ engellemek amacıyla Mesut Yılmaz başkanlığındaki 55. hükümete uyarı yazıları gönderdiği ortaya çıktı.

28 Şubat sürecinde Genelkurmay İkinci Başkanı olarak görev yapan Orgeneral Çevik Bir’in ‘imam hatip liselerinin şube açmasını’ engellemek amacıyla Mesut Yılmaz başkanlığındaki 55. hükümete uyarı yazıları gönderdiği ortaya çıktı.

DSP’li Hikmet Uluğbay’ın Milli Eğitim bakanlığı dönemine denk gelen yazılar sonrası çok sayıda öğretmen mağdur edildi. Yurtdışında görev yapan öğretmen ve ataşeler geri çağrıldı. Bir, 1998′de de ‘irticai grupların önlenmesi’ için YÖK’e baskı yapmıştı.

28 Şubat 1997′de alınan MGK kararları sonrasında Mesut Yılmaz’ın kurduğu 55. hükümetin ilk ayında bakanlığa ‘gizli’ ve ‘kişiye özel’ yazılar gönderen Çevik Bir, Necmettin Erbakan’ın başkanlığındaki 54. hükümeti ‘yandaş kadrolaşma’ ile suçluyor. “54. hükümet tarafından MEB’de kadrolaşma faaliyetleri kapsamında yasalara aykırı olarak kendi yandaşlarına birtakım imkânların sağlandığı belirlenmiştir.” ifadesiyle başlayan yazıda, Türk cumhuriyetlerine gönderilen 100 öğretmenin seçimi eleştiriliyor. Bu kişilerin ‘özel bir tertiple’ seçildiği iddia ediliyor. Milli Eğitim müşaviri ve yardımcısı seçiminde de ‘mevzuata aykırı davranıldığı’ ihbarı yapılıyor.

Açma yetkisi Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’nde olan çok programlı liselerin ‘bakan onaylı bir genelge ile Din Öğretimi Genel Müdürlüğü dahil olmak üzere diğer genel müdürlüklere devredilmesi’ de eleştirilen Çevir Bir’in yazısında, “İmam hatip okullarının açılması durdurulmuş olmasına rağmen şube olarak ayrı bir bina yapılmak suretiyle çoğalmaya devam etmektedirler.” cümlesi dikkat çekiyor. Yazıyı ‘gereği için’ Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderen Genelkurmay İkinci Başkanı, ‘konunun tetkik ve takibini’ de istiyor.

31 Temmuz 1997 tarihli yazının ardından dönemin Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay ilgililer hakkında soruşturma açıyor. Uluğbay, ilgili bürokratlara ceza verip görevden alıyor. Yurtdışına gönderilen öğretmen ve müşavirlerin bir kısmı geri çağrılırken, bir kısmının ise süreleri uzatılmıyor. Genelkurmay’ın yazısı sonrasında Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne uzun yıllar yeni ÇPL bağlanmazken, imam hatiplerin şube açmalarına yıllarca izin verilmiyor.

Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, 14 Temmuz 1998 tarihli YÖK’e gönderdiği yazıda ‘irticai grupların istismarı’ için ÖSS sisteminde değişiklikler yapılmasını istemiş, Kemal Gürüz başkanlığındaki YÖK ise 10 yıldır uygulanan ve tüm meslek liselerini mağdur eden ‘katsayı’ sistemini getirmişti.

samanyolu

YÖK üyesi Bülent Serim’in ilahiyat ön lisans diplomalarından, “Sadece Diyanet ve din hizmetleri için geçerlidir” şerhini kaldıran YÖK kararına itiraz ettiğini dün yansıtmıştık.
Bülent Serim, 2010’da yürürlüğe girecek yeni üniversiteye giriş sistemiyle de imam hatip ve diğer meslek lisesi mezunlarına uygulanan farklı katsayı uygulamasına son verileceğini öne sürdü. Serim, bu nedenle YÖK’ün 29 Ocak 2009’da kararlaştırdığı yeni üniversiteye giriş sistemiyle ilgili karara muhalefet şerhi düştüğünü açıkladı.
YÖK üyesi Serim, dünkü görüşmemizde muhalefet şerhinde de ifade ettiği görüşünü şöyle özetledi:

Katsayı farkı yok
“YÖK Genel Kurulu’nun 29 Ocak 2009 günlü toplantısında 2010 yılından itibaren uygulamaya konulacak üniversiteye giriş sınav yönteminin değiştirilmesi kararlaştırıldı. Yeni sistem genel kurulda tartışılırken genel lise mezunları ile meslek ve imam hatipler dahil meslek lisesi mezunlarına uygulanacak farklı katsayı konusuna açıklık getirilmedi.
Yeni sistemde bugün uygulanan farklı katsayı sisteminin kaldırılacağı anlaşılıyor. Çünkü yeni sistemi düzenleyen metinde genel lise, mesleki ve teknik liseler ile imam hatip lisesi ayrımı yapılmadan hangi tür liseden mezun olursa olsun tüm mezunların sınavlara alınacağı ve kazananların, alanları ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın tüm yükseköğretim programlarına yerleştirileceği anlaşılıyor.
Yeni sistemde özü itibarıyla meslek lisesi, teknik lise veya imam hatip lisesini bitirenler de genel lise mezunları gibi tüm lisans programlarında okuyabilme hakkına kavuşturulmaktadır.”

‘YÖK Başkanı’na sordum’
Serim, yeni sistemin kabul edildiği genel kurul toplantısında çalışmayı yürüten bazı YÖK üyelerinin farklı katsayı uygulamasında bir değişiklik olmayacağını söylemelerine rağmen, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın aksi yönde açıklamalar yaptığını belirtti ve şöyle konuştu:
“Yeni giriş sistemi ve bu konuyla ilgili tartışmalar kamuoyuna yansıdığı için benim de aktarmam da sakınca yok. Genel kurul toplantısı sırasında ben, bu sistemin katsayı farkını kaldıracağı sonucuna vardığımı belirterek YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’a soru yönelttim.
Katsayı farkının kalkıp kalkmayacağını sordum. O da, yeni sistemde katsayı farkının kalmayacağını ifade etti. Dolayısıyla Sayın Başkan, yeni sistemin amaçlarından birini de açıklamış oldu. Daha sonra basında da benzer yönde ifadeleri yer aldı. Örneğin, bazı gazetelerde bu konuda şu görüşler yer buldu: Meslek lisesi öğrencileri de genel liseyle aynı koşulda sınava girecek. Meslek lisesi öğrencileri her iki aşamadan sonra mezun oldukları alana bakılmaksızın istedikleri bölüme yerleştirilecek.”
Serim, yeni sistemin imam hatiplerle ilgili katsayı farkını ortadan kaldırmayı amaçladığının açıkça belli olduğunu öne sürdü. Ve böyle bir değişikliğin yine Anayasa’nın laiklik ilkesiyle Danıştay’ın bu konudaki kararlarına aykırılık oluşturacağını söyledi.

Danıştay’ın kararı
Serim, karara koyduğu muhalefet şerhinde de yer verdiğini söylediği Danıştay kararıyla ilgili de şu bilgiyi verdi:
“Farklı katsayı uygulamasının haksızlık yarattığı savına idari yargı da katılmamıştır. YÖK’ün farklı katsayı uygulamasına ilişkin 30.7.1998 günlü ve 98.8.90 sayılı kararına karşılık, haksızlık ve eşitsizlik yarattığı gerekçesiyle açılan iptal davaları, Danıştay 8. Daire tarafından verilmiş ve ret kararları Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nca onanarak kesinleşmiştir.”
Serim, katsayı farkının kaldırılmasının kesinleşmiş yargı kararına aykırılık oluşturacağını vurgulayarak, böyle bir uygulamaya gidilmesinin Anayasa’nın 174. maddesi tarafından korunan Öğrenim Birliği Yasası’na da ters düşeceğini öne sürdü.
Serim, Öğrenim Birliği Yasası’nın “tekli laik eğitim” sistemini kabul ettiğini kaydederek, şöyle konuştu:
“Öğrenim Birliği Yasası’nın öngördüğü laik eğitim sisteminin tek istisnası, bu yasanın 4. maddesinde belirtildiği gibi yüksek Diyanet uzmanları yetiştirmek üzere kurulacak ilahiyat fakülteleri ile imam hatiplik gibi din hizmetlerini yerine getirmekle görevli memurların yetiştirilmesi için kurulacak imam hatip okullarıdır.
Bu amaç ve işlev, imam hatip liselerinde imamlık, hatiplik, Kuran kursu öğreticiliği gibi alanlarda yeni hizmetleri yerine getirmek için öğrencileri bu mesleğe hazırlayıcı programlar çerçevesinde eğitim ve öğretim verilmesidir.”
Serim, imam hatip lisesi mezunlarının kendi alanları dışında lisans programlarına girmelerini öngören yeni sistemin bu nedenlerle Anayasa ve yargı kararlarına aykırı olacağını vurguladı.

milliyet

Gallery Palestine

İHL genelgesine tepki

Anadolu İmam Hatip Liselerine ağır darbe indirmesinden dolayı tepkilere neden olan Hüseyin Çelik, “müfredat aynı, değişen bişey yok” dedi.

İHL genelgesine tepki
Anadolu İmam Hatip Liselerine ağır darbe indirmesinden dolayı tepkilere neden olan Hüseyin Çelik, “müfredat aynı, değişen bişey yok” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Ortaöğretim Okul Çeşitliliğinin Azaltılması” konulu genelgesi, “normal” tabir edilen İmam Hatiplerin bünyesinde faaliyet gösteren Anadolu İmam Hatip Liselerinin tabelalarının kaldırılmasını öngörüyor. Okumaya Devam »

Eski Gönderiler »